ANTALYA 2 NO’LU ŞUBE KADINA ŞİDDETE “DUR” DEDİ.

Antalya 2 No’lu Şube; 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası  Mücadele Günü kapsamında  Alanya genelinde  yapılacak olan etkinliklerde ortak bir eylem planı oluşturmak adına siyasi partilerin kadın komisyonları ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte  toplantı yaptı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yapılacak etkinliklere; Kadına Yönelik Şiddet, Medya ve Kadın ve Örnek Kadın Modelleri başlıkları altında çalışmalarla sunum yapıldı.

Antalya 2 No’lu şubeden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türk Eğitim Sen olarak kültürel mirasımız Mor Cepken temasını da gündeme taşıdık.  Mor Cepken; Yörük Kadını yaşlanıp iyice deneyim kazanınca Kezbence olur adı. O oymağın bilge kişisi, akıl danışılanıdır artık. Göçebe yörüklüğünün kadınlarına tanıdığı yüce bir haktır mor cepken. Erkeklerin ise korkulu rüyasıdır. Mor Cepken, Karacaoğlan türkülerinde geçer. Günümüzde Ege, Muğla, Antalya ve Toros yörüklüğünde yaşlı kadınlar tarafından hâlâ bilinir. Yörük kızlarının çeyiz bohçasına önce ‘Mor Cepken’ konur. Kenarları sarı simgelerle işlenmiş, yelek biçiminde, mor renkli bir giysidir. Yörük kızları sevdikleriyle evlenirlerdi. Başlık parası gibi alışkanlıkları yoktu. ‘Mor Cepken’ evlilikte yeri, zamanı geldiğinde, darda kalan yörük kadınının erkeğine karşı kullandığı bir boşanma özgürlüğünün simgesidir. Mor renk ihanete uğramış, aldatılmış, aşkın rengidir. ‘Mor Çatı’ adı oradan gelir. Bizler dünyaya Mor Cepken’i yeterince tanıtabilseydik 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü ‘Mor Cepken Günü’ olarak kutlardık.

Öyle ki  yörük kültüründe  kadının ihanete uğrayınca ya da kocası tarafından aşağılanıp dövülünce,   bir şekilde Mor Cepken’i giyip herkesin görebileceği bir yere oturması,   evin bacasına, köy meydanına, herkesin görebileceği bir yere çıkması, “Kocamı sevmiyorum”, “Kocam bana eziyet ediyor”, “Gönülsüz evlendim, boşanmak istiyorum” Zor durumdayım, bana yardım edin” anlamına gelirmiş.   O zaman akan sular durur, herkes işini gücünü bırakır. Masal anaları ile doğum ebeleri ‘Mor Cepken’ giyen kadının çevresini alırlar. Boşadığı kocası ise evinden dışarı çıkamaz, kahveye gidemez, kimse yüzüne bakmaz. Büyük ödün verip de karısına Mor Cepken’i çıkartamazsa ömrünce  dul kalacaktır. Kimse ona dul-şaşı kızını bile vermez. Körocak olarak kalır.

Köylülerce o kadına muhakkak yardım edilir ve kocası da kınanırmış.
Bu nedenle erkekler eşleriyle yaşadığı problemleri şiddete başvurmadan, saygı ve sevgi ile çözmeye gayret ederlermiş. Aksi durumda, eşinin mor cepken giymesine yol açacağını bilirlermiş. Eşi mor cepken giyen erkek, eşinden boşanmakla kalmaz, bir daha kolay kolay evlenemezmiş. Çünkü herkes bilirmiş ki; eşine mor cepken giydiren adamdan koca olmaz; kadına saygı göstermeyen, şiddet uygulayan insana bir daha kimse kız vermez. Hal böyle olunca şiddete maruz kalan kadın sayısı yok denecek kadar az olurmuş. Bu gelenekten yola çıkarak, Yörük Kültürünün Mor Cepkenini 25 Kasım 2019 da yeniden bohçadan çıkarıp  Mor Cepkenle   Yörük diliyle  Kadına Şiddete tepki önerilerimizi sunduk.

 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası  Mücadele Günü kapsamında adı geçen siyasi partiler ve STK’larla Alanya halkının da katılacağı  yürüyüş,  Alanya Atatürk Anıtı önünde üç gün boyunca farkındalık yaratmak amacıyla   çadır kurularak afiş çalışmaları, kısa gösteriler ve sunumlar yapılması  kararlaştırıldı. Etkinliklerin sosyal medya, yerel basın ve medya kuruluşlarında da gündem oluşturulması için yazılı ve görsel sunumların planlanması yapıldı.