GENEL BAŞKAN YARDIMCILARIMIZ İSTANBUL VE YOZGAT’TAYDI.

Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş, 21.11.2019 tarihinde İstanbul 8 No’lu Şubenin düzenlediği 24 Kasım Öğretmenler Günü programına katıldı. Programda Eyüp İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Öğütçü, İstanbul 8 No’lu Şube Başkanı Remzi Özmen, şube yönetim kurulu üyeleri, İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Halil İbrahim Çakmak ve Şube Başkan Yardımcısı Türkan Kırımlıoğlu, İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, İstanbul 7 No’lu Şube Başkanı Mustafa Kavlu, şubelerin kadın komisyonu üyeleri ile üyelerimiz katıldı.

Genel Sekreter Musa Akkaş, 26.11.2019 tarihinde de Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Şahindoğan ile Yozgat’ta istişarelerde bulundu. Yozgat Şubesi tarafından Sarıkaya’da düzenlenen Öğretmenler Günü programında Genel Başkan Yardımcılarımız üyelerimizle bir araya geldi. 24 Kasım Öğretmenler Günü programına Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, Yozgat Şube Başkanı Kabayel Mahmut ve şube yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanı Bayram Höke ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, şube kadın komisyonu üyeleri ile üyelerimiz katıldı.

Programlarda bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcıları Musa Akkaş ile Mehmet Yaşar Şahindoğan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayarak sözlerine başladı. 24 Kasım’ın Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını kabul ettiği gün olduğuna dikkat çeken Genel Başkan Yardımcıları; özel günlerde, milli bayramlarda Atatürk’ün adını anmayanlara sert tepki gösterdi.

Akkaş ve Şahindoğan şunları kaydetti: “Gururluyuz, çünkü Atatürk’ün emanetine sahip çıkıyor, O’nun ilke ve inkılaplarını özümsüyor, kurduğu modern devlete sahip çıkıyor, Cumhuriyeti ebediyen yaşatmak için var gücümüzle mücadele ediyor, ay yıldızlı al bayrağımızın himayesinde onurluca bir yaşam sürdürüyoruz. Çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız daha nice güzel ve aydınlık geleceği tahayyül ettikçe göğsümüz bir kez daha kabarıyor. Bu noktada ülkemizin kurucusu ve başöğretmenimiz Büyük Atatürk’ü minnet ve rahmetle anıyoruz.

Ancak bazıları var aramızda, nifak sokuyorlar, milletimizi ayrıştırarak, değerlerimize saldırarak besleniyorlar ve bundan pirim yapıyorlar. Biz bu güruha hıyanet ve ihanet içindeki sürüngenler diyoruz. Bu güruh ne milli bayramlarda Atatürk’ün adını anıyor, ne de 10 Kasım’da mesaj yayınlıyor. Bunlar 24 Kasım’da da başöğretmen Atatürk’ün adını anmıyor. Ne yazık ki bu güruh içinde eğitim sendikaları da yer alıyor. Yazık hem de çok yazık. …

Tabi şu da bilinmelidir ki, aziz Türk milletinin hafızası öyle güçlüdür ki, mankurtlaştırılamaz, benliği kaybettirilemez. Tarihinin kıymetini bilen, binlerce yıllık tarihiyle övünen, tuğla tuğla örülen vatanını baş tacı eden, Atatürk’ü anlayan, anlatan, üzerine kahramanlık türkülerinin söylendiği ecdadının, ödediği bedelleri hafızasına nakşeden Türk milleti olduğu sürece, bunların yedi ceddi bir araya gelse cürüm kadar yer yakarlar. Her zaman söylüyoruz: Bunların asıl derdi Atatürk değil, bu topraklardaki Türk varlığıdır. Herkes bilmelidir ki, bu aymazlar amaçlarına asla ulaşamayacaktır”

Genel Başkan Yardımcıları, “Teröre kurban verdiğimiz Neşe Alten, Aybüke Yalçın, Necmettin Yılmaz ve daha nice şehit öğretmenimizi de rahmetle anıyoruz” dedi.

Proje okullarına yapılan yönetici atamaları ile ilgili önemli açıklamalar da yapan Akkaş ve Şahindoğan, bu okullara yapılan 940 müdür atamasının 829’un bir sendika üyesi olduğunu belirtti. Proje okullarına yapılan yönetici atamalarının bir kritere bağlı olmadan SADECE Bakan onayı ile gerçekleştiğine vurgu yapan Genel Başkan Yardımcıları, “Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’a bir kez daha çağrıda bulunuyor; kurumlarımızı tahakküm altına alan, eğitim çalışanlarını mensubiyetleri üzerinden ayrıştıran ve kutuplaştıran yapılara karşı cesaretle tavır geliştirmesini talep ediyoruz. Bu okullarda Yönetici Atama Yönetmeliğine tabi olmalıdır ve taşra teşkilatındaki çeteler bu okullardan ellerini derhal çekmelidir” diye konuştu.

Ücretli ve sözleşmeli öğretmenliğin de kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Genel Başkan Yardımcıları, “Öğretmenler odasında üç farklı türde öğretmen istihdam ediliyor olması Türkiye’nin bir ayıbıdır. Öğretmen istihdamında mülakat yöntemi kaldırılarak, tüm öğretmenler sadece kadrolu olarak alınmalıdır. Eğitimde verimlilik ve kaliteyi artırmanın yolu budur” dedi.

Sözleşmeli öğretmenlerin yaşadığı aile dramına vurgu yapan Akkaş ve Şahindoğan, “Anayasa’nın ailenin korunması ve çocuk hakları başlıklı 41’inci maddesinde; ‘Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar’ der. Ancak yapılan uygulama ile Anayasa ihlal edilmektedir. MEB artık bu ailelerin feryadını duymalı ve öğretmenleri eşleri ve çocukları ile birleştirmelidir” dedi.