GENEL BAŞKAN: “GELİN TÜRKİYE KAMU-SEN ÇATISI ALTINDA MÜCADELE EDELİM.”

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 23 Kasım 2019 tarihinde Ankara 5 No’lu Şube’nin Beypazarı İlçe Temsilciliği’nin yeni hizmet bürosunun açılışına katıldı. Açılışta; Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Kocakaplan, Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahin ve şube yönetim kurulu, Ankara 6 No’lu Şube Başkanı Aytaç Coşan ve şube yönetim kurulu üyeleri; Beypazarı İlçe Temsilciliği yönetim kurulu üyeleri hazır bulundu.

Açılışta bir konuşma yapan Genel Başkan Talip Geylan, Beypazarı İlçe Temsilciliğimizin yeni hizmet bürosunun hayırlara vesile olmasını temenni etti. Emeği geçen herkese teşekkür eden Geylan,  “Beypazarı, potansiyelimizin güçlü ve dinamik olduğu bir ilçemizdir.” dedi.

24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili açıklama yapan Geylan, ülkemizin kurucusu ve başöğretmenimiz Büyük Önder Atatürk’ü şükran ve dualarla andı. Şehit öğretmenlerimizi de rahmetle anan Geylan, tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım öğretmenler Günü’nü kutladı.

Öğretmenler Günü'nü önemsediklerini bildiren Geylan, “Çünkü 24 Kasım Millet Mekteplerinin kuruluş yıl dönümü ve en önemlisi de Mustafa Kemal Atatürk'e 'Başöğretmen' unvanının verildiği gündür. Türk Eğitim-Sen olarak 24 Kasım'ı önemsiyoruz. Her 24 Kasım'ı coşkuyla kutluyoruz ve bizim için anlamlı bir gün” dedi.

Bu özel günde Atatürk’e yönelik saldırılara dikkat çeken Geylan, Atatürk’e düşman olanların, aslında Türk milletinin varlığına, bekasına düşman olduğunu belirtti.

Geylan, “Bazı aymazlar için 24 Kasım’ın anlamı yok. Tıpkı 29 Ekim’in, 10 Kasım’ın, 30 Ağustos’un anlamı olmadı gibi… Çünkü 24 Kasım’ın, 29 Ekim’in, 10 Kasım’ın, 30 Ağustos’un içinde Atatürk var. Bu güruhta öylesine büyük bir Atatürk düşmanlığı var ki, 24 Kasım’da, 10 Kasım’da, 29 Ekim’de mesaj yayınlarken dahi Atatürk’ün adını zikretmekten imtina ediyorlar. Düşünebiliyor musunuz, Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünde Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı’nın ismi zikredilmez mi? Bu ihanet odaklarının Atatürk düşmanlığı, Atatürk ve silah arkadaşlarının 9 Eylül’de İzmir’e döktüklerinde dahi yoktu. Atatürk değerlerimizi temsil ediyor. Dolayısıyla bunlar aslında değerlerimize düşman, bu topraklarda ebediyen hâkim olacak olan Türk milletine düşman, milletimizin bekasına düşman. Bu güruh ne derse desin, Türk Eğitim-Sen’liler her zaman Atatürk ile gururlanacaktır ve Atatürk’ün emanetlerine sahip çıkacaktır” diye konuştu.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in yetkili sendika olması gerektiğini de kaydeden Geylan sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz ağustos ayında toplu sözleşmede kamu çalışanları hiçbir kazanıma sahip olamadı. Yetkili konfederasyon bir milyon üyeye sahip olmasına rağmen, o masada kamu çalışanlarının gündem dahi olmasını sağlayamadı. Bunlar güya yetkili sendika ama çalışanın yanında değil, işverenin yanında saf tutuyorlar. Hatta toplu sözleşmenin başladığı gün taraflarını belli ettiler.

Hatırlanacağı gibi ağustos ayında Memur-Sen’in genel başkanı toplu sözleşme masasına oturduğunda, ‘Çok makul teklifler ile masaya oturduk ama diğer sendikaların teklifi çok afaki’ dedi. Daha ilk günden bir sendika işvereni bırakıyor, sağındaki solundaki sendikalar ile didişmeye başlıyor. Olacak iş mi? Hatırlanacağı gibi, Türkiye Kamu-Sen’in talepleri çok makuldü. 2020 yılı için yüzde 10+10 ve yüzde 3 refah payı, 2021 yılı için ise yüzde 8+8 ve yine yüzde 3 refah payı istedik. Öte yandan 2020 yılı için taban aylığa seyyanen 600 TL zam talep ettik. Ar-Ge birimimizin yaptığı araştırmaya göre geçen yıl 4 kişilik ailenin vazgeçemeyeceği, zorunlu harcama tutarı 1.032 TL artarken, memur maaşlarındaki ortalama artış 441 TL oldu. Dolayısıyla tam 591 TL açığımız var. Buna dayanarak önce kayıplarımızın telafi edilmesi için taban aylığa 600 TL zam talep ettik. Buna rağmen taleplerimiz afaki olarak nitelendirildi. Türkiye Kamu-Sen’in tüm talepleri kabul edilseydi dahi 2020 yılı sonu itibari ile ortalama memur maaşı 5.570 TL olacak idi. Üstelik sözde yetkili sendikanın 2019 yılı Temmuz ayı itibari ile 4 kişilik bir aile için kamuoyuna açıklamış olduğu yoksulluk sınırı 6 bin 610 TL idi. Dolayısıyla Sayın başkan ya çok sığ bir hafızaya sahip ya da kendi sendikasının yapmış olduğu araştırmadan habersiz. Bizim taleplerimizi afaki olarak nitelendirenlerin kendi araştırmalarından haberi yok!

Bir toplu sözleşme daha beceriksiz ellerde ziyan edildi. Bu noktada kamu çalışanlarının yetkiyi ehil ellere teslim etmesi Türk memur sendikacılığının geleceği açısından büyük önem taşımaktır. Kamu çalışanlarını bu zulümden kurtaracak tek yapı ise Türkiye Kamu Sen’dir. Gelin Türkiye Kamu-Sen, Türk Eğitim-Sen çatısı altında mücadele edelim ve kaybettiğimiz haklarımızı geri kazanalım” dedi.